Op.Dr. Süreyya Şeneldir

Sağlığınız İçin


Doğru Bilinen Yanlışlar


Sıklıkla karşılaştığımız dört hata, sinüzit tedavisinin başarısını olumsuz yönde etkiler.

1- Alternatif tedavi adı altında yanlış uygulamalar

Kronik sinüzit tedavisinde ilaç ve ameliyat dışında, sıklıkla alternatif tedavi yöntemlerine başvurulur. Örneğin, halk arasında acı kavun denilen bir bitkinin suyunun, direkt veya suyla karıştırarak burna damlatıldığında, sinüziti tedavi edeceği düşünülmektedir. Bu tür deneyimi olan hastalar, burunlarına acı kavunu damlattıktan sonra bol miktarda koyu sıvı aktığını söylemekte ve akan sıvının iltihap olduğunu sanarak rahatlama beklemektedirler. Bilimsel çalışmalar göstermiştir ki, acı kavun sağlıklı veya problemli ayırt etmeksizin, burun içindeki tüm dokuları kimyasal olarak yakmaktadır. Uygulama sonrası akan sıvı iltihap değil, yanık dokulardır. Burun dokularını yakarak sinüzit tedavi edilmez. Aslında yakma işlemi hiçbir hastalıkta tedavi yöntemi değildir. Çok daha önemli bir nokta ise, acı kavuna bağlı alerjik şok ve ölüm riski olmasıdır. Hiçbir tedavi etkisi olmayan acı kavunu kullanmayı asla önermiyorum.

Kronik sinüzitte alternatif tedavi yöntemlerine tabii ki karşı değilim. Bu bağlamda benim de önerdiğim alternatif tedavi yöntemleri var. Örneğin; ekinezya çayı veya hapları vücut direncini artırarak kronik sinüzit tedavisinde yardımcı olur. Veya ıhlamur çayı bolca tüketilirse sinüslerdeki iltihabın akmasını kolaylaştırır.

Son söz: Alternatif tedavi yöntemlerini modern tıp da kabul eder. Yeter ki gerçekten faydası olsun ve vücuda zarar vermesin.

2- İlaçları gereken süre boyunca kullanmamak

Sinüzit tedavisinin temeli antibiyotiktir. Ancak antibiyotiği uzun süre kullanmak gerekir. Bu süre, bazan dört haftayı bulur. Uygun doz ve sürede ilaçları kullanmamak tedaviyi yarım bırakır, umulan fayda görülmez. Gözlemlerime göre hastalar iki sebepten dolayı uzun süre ilaç kullanmıyorlar:

a) Antibiyotiğin yan etkisinden korkuyorlar.
Bu noktada söyleyeceğim şu ki, sinüzit tedavisinde kullanılan antibiyotiklerin yan etkileri çok çok azdır. Hatta bazıları gebelikte bile kullanılabilen güvenlik marjına sahiptir. Sinüzitin zararlarının yanında antibiyotiğin zararları yok denecek kadar azdır. Bu sebeple size önerilen süre ve dozda ilaçlarınızı kullanmalısınız.

b) İyileşmeye başladıklarını hissettikleri an tedaviyi kesiyorlar.
Sinüzite bağlı şikayetler azalmaya başladığında ilaç tedavisini bırakmak doğru değildir. Kendinizi iyi hissetseniz bile, hastalık sinsi sinsi devam ediyor olabilir. Aldatıcı iyiliğe kanmadan ilaçlarınızı gereken süre boyunca kullanmalısınız.

3- Sinüzit oluşumunu kolaylaştıran faktörleri ihmal etmek, nazal hijyene dikkat etmemek

Sinüzitin kronikleşmesini kolaylaştırıcı bazı faktörler vardır: Sigara, alkol, kirli hava, devamlı kapalı ortamda yaşamak, yeterli burun temizliği yapmamak gibi. Bu faktörleri yaşamınızdan çıkarmadan çözümü sadece ilaç ve sinüzit ameliyatında aramak doğru değildir.

Örneğin günde bir paket sigara içen ve sinüziti olan biri, sigarayı yaşamından çıkarmalıdır. Aksi durumda sinüziti tedavilere cevap vermeyecektir. Veya kapalı, kuru ve nemsiz bir ortamda saatlerini geçiren kişi kronik sinüzit adayıdır.

4- Cerrahi seçenek konusunda karar verirken aceleci davranmak

Gerektigi zaman sinüzit ameliyatları tedavide iyi bir seçenektir. Özellikle endoskobik sinüs cerrahisi ve balon sinoplasti yöntemi ile yapılan ameliyatlar yüz güldürücüdür. Sinüzite eşlik eden burun orta bölme eğriliği, konka bulloza, polip gibi sorunlar da varsa ameliyat kaçınılmaz olabilir. Ancak ameliyat kararı alelacele verilmemeli, ameliyat dışındaki tüm tedavilerin denenmiş olduğundan emin olunmalıdır.

Gereksiz yapılan sinüzit ameliyatları sonucunda burun mukozası zarar görebilir. Unutmayın, sinüzit cerrahisi son derece etkili olmasına rağmen, son seçenektir.