Op.Dr. Süreyya Şeneldir

Sinuzit Hastalığı


Alerjik Rinit


Alerjik Rinit (saman nezlesi) nedir?

Alerjik rinit, ortamda bulunan bir alerjenin, nefes alma sırasında burna alınması ile hassasiyeti olan kişilerde ortaya çıkan şikayet ve bulgulardır.

Hastalık, ilk dönemlerde “saman nezlesi” olarakta isimlendirilmiştir.

Alerjik Rinit’in görülme sıklığı nedir?

En sık görülen alerjik hastalıktır. Toplumun yaklaşık %20’sini etkilemektedir. Her yıl çok sayıda insan alerjik rinite yakalanmaktadır. Bazıları çok hafif atlatırken bazıları için çok ağır geçmekte, işlerini engelleyerek yaşam kalitesini bozmaktadır.

Alerjik nezle belirtileri:Burun akıntısı, hapşırma, burun kaşıntısı, burun tıkanıklığı, koku almada azalma, gözlerde yaşarma ve yorgunluk alerjik nezlenin asıl belirtileridir.Algılama güçlüğü, uyku bozukluğu gibi dolaylı belirtileri de günlük yaşamı olumsuz etkilemektedir. Hastalık her yaşta ortaya çıkabilir ancak genelde 1-20 yaş arası başlar. Çoğunlukla ailede aynı ya da benzeri hastalıklar mevcuttur.

Alerjik Rinit’in belirtileri nelerdir?

Asıl şikayet ve bulgular şöyle sıralanabilir:

• Burunda kaşıntı, sulanma (şeffaf).
• Hapşırma, aksırma nöbetleri.
• Damakta kaşınma.
• Öksürük ve boğaz ağrısı.
• Boğazı temizleme isteği.
• Gözlerde sulanma ve kaşıntı.

Alerjik Rinit’e hangi alerjenler neden olur?

Havada taşınabilecek kadar küçük ve hafif olan hayvan ve bitki proteinleri gözümüz, burnumuz ve boğazımızdaki zarlar üzerinde birikirler. Polenler, mantar sporları, hayvan tüyleri ve ev tozları bu parçacıkların en sık rastlanılanlarıdır.

İlkbaharın erken dönemlerinde alerjik rinite sıklıkla polenler veya çevrede yaygın olarak bulunan ağaçlar neden olmaktadır. İlkbaharın geç dönemlerinde ise polenler çayırlardan kaynaklanmaktadır.

Renkli süs bitkileri nadiren alerjiye neden olurlar, çünkü polenleri havayla taşınamayacak kadar ağırdır.

Moldlar ekmeği küflendiren, meyvelerin bozulmasına neden olan küflerdir. Aynı zamanda kuru yapraklarda, çayırlarda, samanda, tohumlarda ve diğer bitki ve toprakta da bulunurlar. Soğuğa dirençli oldukları için alerji sezonu uzundur ve karın toprağı kapattığı dönemler dışında tüm bir yıl sporları havada bulunur. Ev içinde moldlar ev bitkilerinde ve onların saksı toprağında yaşar. Bodrum katları ve çamaşır odaları gibi nemli yerlerin yanı sıra, peynirde ve mayalanmış içkilerde de bulunurlar.

Alerjik Rinit’in çeşitleri var mıdır?

Alerjik riniti şu şekilde sınıflandırabiliriz:

Mevsimsel Alerjik Rinit: Ağaç poleni, çayır poleni ve yabani ot polenlerine karşı alerji gelişmesi sonucunda ortaya çıkar. Şikayetler bu alerjenlerin atmosferde yoğun olduğu dönemlerde belirgindir. Hastalığın yıl içindeki süresi coğrafi bölge ve iklim ile yakından ilişkilidir. Polen mevsimi dışında hastalar genelde rahattır.

İlkbaharın erken dönemlerinde ağaç polenleri, ilkbaharın ilerleyen aylarında ve yaz başında çayır polenleri, yaz ortasından sonbahara kadar da yabani ot polenleri bu şikayetlere neden olabilirler.

Yıl boyunca devam eden Alerjik Rinit: Allerjenlere temasın yıl boyu devam ettiği ve şikayetlerin genellikle tüm yıla yayıldığı alerjik rinit şeklidir. Neden olan alerjenler ev tozu akarları (mite), hamamböcekleri, ev hayvanı alerjenleri (kedi, köpek, hamster gibi), ve mantar sporlarıdır (küf).

En önemli alerjen ev tozu akarlarıdır (mite). Hastanın yaşadığı ortamda sürekli olarak akar alerjenlerine maruz kalması şikayetlerinin yılboyu devam etmesine neden olur. Hamamböcekleri de önemli bir ev içi alerjen kaynağıdır. Alerjisi olanlar, hamamböceği alerjenlerine maruz kaldıklarında rinit şikayetleri ortaya çıkmaktadır.

Diğer bir ev içi alerjen ise ev hayvanı alerjenleridir. Özellikle kedi antijenleri çok önemlidir. Bulaştığı ortamda aylarca varlığını devam ettirebilir. Sadece ev içinde değil, okul, işyeri ve toplu taşıma araçlarında da yüksek düzeylerde tespit edilmiştir.

Ayrıca mantar (küf alerjisi olanlarda, ev içi mantarlara maruziyet şikayetleri tetikleyecektir.

Mesleksel Alerjik Rinit: Çalışma ortamındaki alerjenlere ya da irritan (tahriş edici) maddelere bağlıdır. Hapşırma, burun akıntısı ve burun tıkanıklığı gibi alerjik rinit bulguları çalışma ortamına girdikten sonra ortaya çıkar. Hastalar hafta sonlarında ve tatillerde rahattır.

Alerjik Rinit’in diğer alerjik hastalıklarla bir ilişkisi var mıdır?

Saman Nezlesi olan hastaların yaklaşık % 30-40’ında bronş hassasiyeti ve alerjik astım, daha az sıklıkla da diğer alerjik hastalıklar birlikte bulunabilir.

Alerjik Rinit tanısı nasıl konulur?

Tanı hastanın hikayesi, fizik muayene bulguları ile birlikte, alerji cilt testi ve burun mukozası sürüntüsünün incelenmesi ile konur.

Alerjik Rinit’in tedavisi nedir?

Tedavi 4 ayrı başlık altında toplanabilir:

1) Alerjen uyaranlarla temasın kesilmesi,

2) İlaç tedavisi,

3) Hiposensibilizasyon (aşı tedavisi),

4) Cerrahi tedavi

5) Fototerapi (Rhinolight)

1) Alerjen uyaranlarla temasın kesilmesi:

Alerjik rinit tedavisinde temel yöntem tüm alerjik hastalıklarda olduğu gibi alerjenden korunmaktır. Polen alerjisinde bu pek kolay değildir ve tam olarak gerçekleştirilemez. Polenden korunmak için alınacak önlemler:

• Polenlerin en fazla uçuştuğu sabahları saat 05.00 ile 10.00 arası açık havaya çıkmayın. Ancak ağız ve burnu kapatan maskelerle çıkabilirsiniz.

• Polen zamanı açık havada spor yapmayın.

• Saçlar tozu tutar. Bu nedenle her akşam saçlarınızı yıkayıp duş alın. Böylece üzerinizdeki tozlardan arınabilirsiniz.

• Çocuklar sokaktan geldiği zaman üstlerini hemen değiştirmelerini sağlayın.

• Arabada giderken camları açmayın. Hava değişimi için klimadan yararlanın.

• Polen zamanı evde kapı ve pencerelerinizi sıkı sıkı kapatın.

• Evinizde ve ofiste varsa klima filtresini sık sık değiştirin. Son yıllarda klimaların çoğunda polen filtreleri kullanılmaktadır. Bu filtreleri yıprandıkça yenilemenizde yarar var. Böylece dışardan gelecek olan tozları önleyebilirsiniz.

• Tatil için deniz kenarını tercih edin.

• Dışarıda gözlük ve şapka kullanın. Gözlükleri her gün akar suyun altında yıkayın.

• Günlük kıyafetlerinizi yatak odasında çıkarmayın,

• Alerjiye karşı doktora başvurun.

• Çim biçmekten kaçının ya da maske takıp yapın.

• Ancak bu önlemler tam uygulansa bile etkinliği oldukça düşüktür.

• Ev tozu akarından korunmak için nemli ortamdan uzak durmak, en azından yatak odasında halı, klim ve benzeri toz tutucu eşyaları kaldırmak, ıslak zemin temizliği yapmak, temizlik yapılırken o ortamda bulunmamak, akar allerjeni geçirmeyen yatak, yorgan ve yastık kılıfı kullanmak başlıca önlemlerdir.

2) İlaç Tedavisi: Kulak Burun Boğaz uzmanınız tarafından yapılacak dikkatli bir muayene sonucunda doktorunuz, şikayetlerinize herhangi bir enfeksiyonun veya yapısal bir bozukluğun yol açıp açmadığına ve bunlara yönelik uygun tedaviye karar verecektir. Alerji tedavisinde kullanılan ilaçlar şunlardır:

• Antihistaminikler

• Dekonjestanlar

• Kromalin

• Kortizonlu ilaçlar

Bu ilaçlar tek tek ya da kombine şekilde doktorunuzun önerisine göre kullanılabilir.

3) Aşı tedavisi: Alerjenlerle temasın kesilmeye çalışılmasına ve ilaç tedavisine rağmen şikayetlerin iki yılı aşkın bir zamandır devam etmesi durumunda uygulanır. İşlem alerjenin belirli miktarlarda vücuda verilmesi ile yapılır. Kişinin bağışıklık sisteminin tepkisi değiştirilmeye çalışılır, etkisi yavaş görülür ve sadece aşıdaki maddeye karşı iyileşme sağlar.

4) Cerrahi tedavi: Burun eti veya Konka dediğimiz burun içindeki yapılar alerjik nezlesi olanlarda büyüme eğilimindedir. Zaten alerjik nezlesi olanlarda burun tıkanıklığı ön plandadır. Bir de buna burun etlerindeki büyüme eşlik ederse tıkanıklık dayanılmaz hal alabilir.

Bunun dışında alerjiye bağlı burun içinde poliplerde oluşabilir. Polipler de, varolan burun tıkanıklığını artırır.

Bu gibi durumlarda cerrahi tedaviden oldukça faydalanırlar. Burun tıkanıklığını gidermek temel amaçtır bu tip cerrahide. Ancak bunun dışında alerjinin diğer bulguları da ameliyat sonrası kısmen azalabilir.

5) Fototerapi (Rhinolight): Yukarıdaki tedavilerin alternatifi olarak rhinolihgt her geçen gün yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Özel bileşene sahip ışık burun içine uygulandığında alerjik bulgulara yol açan kimyasalların salınmasını engeller. Bu sayede burunda; kaşıntı, hapşırık, tıkanıklık, akintı gibi bulgular sona erer.